İçinizden geçenleri haykırmak istersiniz ama dile getiremezsiniz ya da getirseniz bile ortamdaki ses seviyesi ~fiziksel ifadesi: L=10(dB)xlog(I/I0)~ 14 dB sizin ses seviyeniz 10 dB olabilir ve -4 dB zararda çıkar yine kimseye sesinizi duyuramazsınız ya, işte bu yazı dizisinde sizin söylemek isteyip de söyleyemediğiniz şeyleri söylemeye gayret göstereceğiz. Tabi ki üstad "B.Ö ile dobra dobra"daki gibi çok açık saçık kelimeler edemeyeceğiz, mazur görünüz :)
[devamı]

Olay bir öpücüktenmidir yoksa kızların doğuştan gelen alçılama yeteneğinden mi bilinmez ama yeni bir kız arkadaş yaptığında herkes belli bir baskı yemiştir sanırım. Bazıları bu dönemi çabuk atlatsa da bazı arkadaşlar bu dönemi cabuk atlatamayabilir. Maçlardan önce kanka kaçta buluşuyoruz telefonları azalır, msn de fazla görünmeme çabaları başlar , telefonlar ıkınıp sıkılarak açılır , sınavlar bahane edilir. Neyse ki bizim çocuklarda (yani bizde) böyle bir durum yok derrrrmişim hayrett!. Kesin mi belki mi gol mü? Bence belki...
Herşey aslında aşırı derecede alkol alınan bir gecenin sabahı yapılan kahvaltıda geçmişe dair yaşanan bir flashbackle başlıyor.Kimseyi zan altında bırakmak gibi bir niyetim yok,olayda sadece 2 taraf var ve her ne kadar ısrarla ihale üzerime yıkılmaya çalışılsa da ben bu taraflardan birisi değilim.Buraya da yazma amacım tarihe not düşmek, olayın aydınlanmasına bir katkı sağlamak. Tarih herkesi hakettigi yere koyacaktır diye düşünüyorum :)
[devamı]
Emre Belözoğlu, Fatih Akyel, Tümer Metin sizleri sevmiyoruz. Sizi seveni de sevmiyoruz, sizi bu formaya yakıştıranlara da binlerce kere lanet olsun. Mehmet Topuz'un götüne koyayım. Katil Emre. Sikilmiş Fatih Akyel. 300 kişi geldik, o zaman nerdeydin ibne Tümer. Kurumsallığınızı sikeyim. Has Fenerbahçeli delikanlı futbolculara selam olsun.
[devamı]
Kesin mi, belki mi, gol mü? Farklı kalemlerden çıkan, farklı karalamalar. Geniş kuponlara tartışmasız yazın.
[devamı]
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)