Beyaz Fanilalılar

Onlar armanın peşindeydiler. - NY Times

Kadıköy 10. Noteri Aziz Yıldırım

1990-1991 sezonu öncesi gerçekleştirilen bir transferin imza töreninde -bir zamanlar- Aziz Yıldırım.



Fotoğraf: Sabah Gazetesi, Ağustos 1990. Haberde, Metin Aşık döneminde 1990-1992 yıllarında yönetici olarak Fenerbahçe Spor Kulubü'nde görev alan günümüz Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın, noter olarak imza töreninde bulunduğu yazılmış.
[devamı]

Biletler Birliği

Geçtiğimiz günlerde Kasımpaşa, kupada oynadığı İBB maçını 30 lira açıkladı. Antalya bu haftasonu oynayacağı Beşiktaş maçını 75 lira. Denizli de, Galatasaray maçını 100 lira. Kendi kulübümüz sene başında açıkladığı en düşüğü 55 lira olan bilet fiyatlarını 44'e çekti ama, Olimpiyat Stadı'nda bomboş oynanan Tokat maçında bile 44'den aşağıya bir adım dahi atmadı. Haftasonu oynayacağımız Sivas ise, 10 liradan satışa çıkardığı bilet fiyatlarıyla bizi ters tarafımızdan yakalayarak bir anda sarstı. Aslında normalde olması gerekenin bizi şaşırtıyor olması da ayrı bir şaşkınlık gerektiyor.

711'de karaya ayak bastıktan sonra gemileri yakma emrini veren komutan - Tarık bin Ziyad -, askerlerine: "Cengâverlerim, nereye kaçacaksınız? Arkanız düşman gibi deniz, önünüz deniz gibi düşman. Tek umudunuz cesaretiniz, tek güvenceniz muradınız şimdi." dediğinde gemileri çoktan yakmışlardı.



Biz kendi gemilerimizi yaktığımızda, aynı Tekel işçilerinin ki gibi, tüm umudumuz cesaretimizdi ve tek güvencemiz de kararlılığımız. İşe yaramayacağını öngörsek de herkesin haykırmak istediği bir sesi dillendirmek istemiştik. Hala aynı fikirdeyiz. Bu fiyatlar hala çok şişkin, hala futbol zevkinin içine edesi yüksek. Yayın ihalesi şu kadar milyon dolar, hadi sevinelim. Toplumun alt tabakası, onu da geçtim orta sınıfı maçlara gidemez hale gelmişse, lanet olsun o milyon dolarlara. Alın milyon dolarlarınız sizin olsun, bize futbolumuzu geri verin.
[devamı]

Skytürk Radyocu

Bilgin Gökberk kendine has tarzıyla, kendine has üslubuyla, kendine has mizah anlayışıyla televizyon dünyasının alışılık olduğumuz tiplemelerinden ayırt edilebilen bir şahıs izlenimi veriyor, en azından bana öyle. Bu aralar karşımıza salı geceleri Skytürk'te yayınlanan bir programla çıkıyor. Yapımcıların ve Skytürk yönetiminin böylesine belirsiz bir fotmattaki programa gösterdikleri tahammülü ve verdikleri krediyi anlamakta şaşkınlık yaşıyorum ama aslında eğlenceli de bir program olduğunu söylemem lazım. Yalnız programın herhangi bir amacı yok. O da öyle diyor zaten, bu programdan birşey anlamak zorunda değilsiniz. Misal, izleyicilerden gelen mesajlardan birkaçı şöyleydi:

- sizi anlamak için dekoder kullanmak gerek.
- böylesine iğrenç bir programı ancak sizin gibi iğrenç biri yapabilir.
- oradaki konuklarınız meksika sınırını geçmeye çalışan tiplere benziyor.

Evet bu mesajlar ekranda sansürsüz yayınlanıyor, bu da programa eğlence katan kısımlardan biri. Programın şeklini genel olarak izleyicilerden gelen bu sms'ler, mailler, twitter mesajları çiziyor. A konusu hakkında konuşulurken bir anda Bilgin Gökberk'in gözüne takılan bir mail okunuyor ve alakasız B konusuna geçiş yapılıyor. Zaten enterasan gelen kısmı da Bilgin Gökberk'in sanki kahvede okeye dönerken arkadaşlarıyla muhabbet ediyormuşcasına programı sunması. İzleyiciler ise yancı konumunda ve olayın direk içinde, muhabbeti yönlendirebiliyor. Bir sözlüğün programa mail saldırısı yaptığı biliniyor, bunu program yapımcılarının bilmemesi olanaksız gibi geliyor bana. Hani öyle mailler de geliyorki, Gökberk'in bunları gerçekmiş gibi algılamasının bile bir rol olup olmadığından şüpheliyim.



Buradan program hakkında daha çok fikir edinilebilir sanırım:
http://www.dailymotion.com/qazokmubec/1

Bunları izledikten sonra artık sizin de yarın gece ekran başına mıhlanacağınızdan şüphem kalmayacak. Çünkü başka çaremiz yok, boşuz biz bomboşuz.
[devamı]

who

[devamı]

Ugur Boral Internet Sitesi


Yanlışlıkla olmuştur heralde. Bu kadar da kötü fotoğraf seçimi olmaz ki. Akıllara hemen Levent Kırca'nın yıllar önceki Reha Muhtar skeci geldi. Hani şu zırt pırt her yerden Reha Muhtar'ın "Bende burdayım" diyerek çıktığı skeç.
Kendisine halen antipati duyuyorum. Geçen senelerde yaptığı saçma açıklamalar, Fb Tv de deplasman dönüşü uçakta söylediği şarkılar yüzünden. Bu ara bizi yanıltmayan inci niteliğinde bir bilgi sundu bizlere. Lille'i geçersek Liverpool kolaymış.
[devamı]

Kronecker Delta

Bu yazı, sadece yazılmış olmak için ve hiçbir amacı olmayan bir yazı olup, kendini ifade etmek isteyip de bunu nasıl edeceğini bilemeyen birinin duygu yoğunluğu içinde peydah olmuş olabilir. Aslında insanın kişisel gelişiminde çevresel faktörlerin ne denli geniş yer teşkil ettiğini anlatabilir belki.

Diyebilirmiyiz ki, farklı çevrelerden arkadaşlara sahip olmak kişinin gelişimine büyük katkı sağlar, bence diyebiliriz. Çünkü herbir arkadaş ortamından farklı farklı şeyler, herbirinden yeni ve diğerlerinde olmayanı öğrenebilir insan. Ama yine bence şöyle de birşey vardır, farklı farklı çevrelerden arkadaşlara sahip olmak kişinin hayattaki görüp geçirmişliği ile doğru orantılı olabilir ama bu o kişinin kültür seviyesi hakkında net bir ölçü de olamaz. Ben şöyle düşünürüm hep, birinin herşeyi bilmesi demek değildir kâmil insan mertebesine erişmek. Bir konu hakkında hiçbir bilgisi olmamasına rağmen, muhakeme yeteneğini kullanarak gözüne çarpan ufak detayları da düşünerek, kendi kafasında konunun artılarını ve eksilerini yorumlayabilen kişidir kâmil insan. Herkesin yürümesi gereken yol da bu yoldur. Belki de değildir, buna kim karar veriyor ki ama benim verdiğim kararda yürünmesi gereken yol, bu yoldur yani kâmil insan yolu.

Bu farklı arkadaş gruplarının karşılaşması yer yer bir çatışmaya da neden olabilir. Siz bu çatışma esnasında nerede mevzileneceğinizi pek bilemezsiniz ve istemediğiniz halde bir cepheden çekilmeye zorlanırsınız. İnsanların ne yapacağını bilemediği en zor sahnelerden birisidir bu. Evet başkalarıyla anlaşamayabilirsiniz ama onlara en azından müsamaha gösterebilirsiniz. Herkesi sevmek zorunda değilsiniz ama bulunduğunuz ortamdaki sevdiğiniz insanlarla asgari ölçüde eğlenmeyi deneyebilirsiniz. Evet insanlar gülüp eğlenmek istemiyormuş gibi geliyor bana, inatla gerilmek istiyorlarmış gibi sanki. Biraz kırmak lazım zincirleri ve ufka doğru yelken açmak, kürek çekmek, koşmak, toplu taşıma aracı kullanmak ya da her ne ile gidebiliyorsanız işte.

Bir de şu mesele, gördüğünüz, baktığınız şeyin sadece çok küçük bir bölümüdür çoğu zaman. O gördüğünüz, gördüğünüzü sandığınız şey hakkında size biraz fikir verebilir ama, bazen çok yanıltıcı da olabilir. Mecazi anlamı dışında gerçekte de öyle değil mi zaten; optik denen birşey var mesela, basit bir gözlük bile baktığımız şeyi farklı görmemizi sağlamıyor mu?
[devamı]

Kazasız Belasız

Eskişehir çıkışında, stadın yanında otobüsümüz bozuldu ve 45 dakika kadar yeni otobüsün gelmesini bekledik. Bu süreçte polisle yaşanan garip diyalogları geçiyorum ve hemen en saçmasına geliyorum. Yeni otobüsümüz geldi, hepimiz bindik ve polisle kaptanımız arasında şöyle bir diyalog geçti;

Polis: Kaptan bak arkana bir tane eskort veriyorum. Onu takip ediyorsun, sakın ayrılmıyorsun anladın mı?
Kaptan: Arkamdaki eskortu nasıl takip edeyim?
Polis: O öne de geçer arkaya da geçer, ayrılma.
Polis: Yollar kaygan dikkatli gidin, İstanbullu yolunuz açık olsun!

Kaptan: Ulan arkaya eskort mu olur...
Otobüs: Boşver kaptan biz taşşaamıza bakalım!
[devamı]

Nereye Kadar?


MONTEPASCHI SIENA 101
FENERBAHÇE Ü. 58


Yukarıda yazan skor için yazılabilecek bir şeyler arıyorum maç bittiği andan itibaren dönüp dolaşıp herkez tarafından dillendirilen sorunlar çıkıyor karşıma.

Ne oyuncuların gelişimini, ne hucüm setlerimizin rezilliğini, ne kadro derinliğimizin eksikliğini , ne basketbol şubesinin ismi gibi amatörce yönetilişini, ne takım içindeki vefasızlıkları , ne de yönetimin USLU USLU gizliden gizliye federasyon ile arasında ki kirli ilişkilerini yazmak gelmiyor içimden tıpkı yaşanan bu olumsuzluklara tepkisiz kalan yöneticiler gibi boş boş bakarak izliyoruz bizlerde bu rezillikleri.

Nereye kadar sürecek bu işkence hiç bir fikrimiz yok aslında, bornova belediye maçını kazanıp nedim karakaş çıkar her zaman ki gibi karşımıza her şey tamam da taraftar yine eksik naraları atmaya.



DİP NOT:
*Adet Yerini Bulsun

Bogdan Tanjevic İSTİFA!..
Mahmut Uslu İSTİFA!...
[devamı]

Lafa laf

Fanila Player

İsyan

Fenerbahçe - Lig ve Kupa : 44 TL
Fenerbahçe - Avrupa Kupası: 55 TL
Fenerbahçe - Derbiler : 66 TL
Denizli - Fenerbahçe : 100 TL
Antalya - Fenerbahçe : 75 TL
Kayseri - Fenerbahçe : 60 TL
Beşiktaş - Fenerbahçe : 75 TL
Eskişehir - Fenerbahçe : 5O TL

(Bu gidişle) Devamı gelecek !

Uzak Diyarlara Yolculuk